TEKNOLOJİNİN İŞ DÜNYASINA KATKILARI

 

Teknolojinin gelişimi ile beraber değişen iş dünyası profesyonel iş hayatını o kadar değiştirdi ki, bu yazıyı sonuna kadar okuduğunuzda inanamayacaksınız. Ciddi manada büro hayatı bundan 20 sene öncesiyle hiç de aynı değil. Teknolojinin iş dünyasına katkıları nelermiş, bunları hep birlikte öğrenelim.

TEKNOLOJİNİN İŞ DÜNYASINA KATKILARI

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte iş gücünün ananesel profili, işi uygulayış şeklimiz, müessese kültürü gibi pek çok profesyonel ölçüt değişti. Teknoloji, iş dünyasına hem esneklik hem de yaratıcılık getirdi ancak bunların yanında dezavantajları da bulunuyor. Sırayla bunları inceleyelim…

İş bulma ve personel arama müesseseleri

1970’li senelerden 1990’lı senelere kadar gazetelerin çeşitli sayfalarında işbuluyor veyahut personel arıyorduk. 1990 seneninden itibaren boy gösteren kariyer müesseseleri CV kabul ederek bize uygun işi bulmak için çalışıyorlardı. 94 seneninde hizmet vermeye başlayan monster.com ilk işçi ve iş bulma internet sitesi olma özelliğini taşıyor. Bu tarihten 22 sene sonra başka bir deyişle bugün, cep telefonumuzla bir hayli kanaldan iş ve personel bulabiliyoruz. Bununla kalmayıp iş müzakerelerini telefon üzerinden görüntülü olarak dahi yapabiliyoruz. Gelişen bir takım uygulamalar sayesinde kariyer sahibi olmak için işin bulunduğu coğrafyada olmak dahi gerekmiyor.

Teknolojik aletlerin iş yerlerine tesirleri

Gelişen teknoloji ile beraber 1980 seneninde bürolara giren bilgisayarlar daktiloların yerini almakla kalmayıp, IT kariyerinin başlamasına liderlik ettiler. Bilgisayarların gelişim aşaması olan bu 36 senelik süreçte, bilgisayarlar bir müessesenin hayat damarları haline geldi.

2004 seneninde ilk büro yazılımı olan CSO, bu gün kullandığımız büro yazılımlarının başlangıcı olacak şekilde iş yerlerine girdi.  2005 seneninde ise forum tabanlı platformlar sosyal medya pazarlama açısından ehemmiyetli bir pazar haline geldi.

1980’den sonra 20 senelik bir süreç içerisinde teknoloji pazarlama, insan kaynakları ve IT departmanları hızla kullanılmaya başlandı. Bu sayede bir hayli iş alanları doğdu.

Teknoloji ananesel büro düzenine karşı

1960 seneninde Wolfgang Schnelle ve Eberhard isminde iki mimar tarafından açık büro kavramı iş hayatına kazandırıldı. 1968 seneninde ise kübik diye adlandırdığımız, çalışma alanlarını küçük duvarlarla birbirinden ayıran büro düzeni oluşturuldu. Ancak bu düzen çok fazla tutmadı. Zira bu sistem bir odada olmaktan farksız bir çalışma ortamı yaratıyordu. Bugün, açık olarak çalışılan büro sistemlerinde bir arada çalışıyor olmak çalışanları motive ediyor. Bu arada çalışanların motive olduğu büyük şirketler tarafından kabul edilmiş vaziyette. Örnek olarak, Facebook, Google gibi büyük müesseseler bu sistemden istifade ediyorlar. Bu sistemin çalışanları daha yaratıcı kıldığına inanılıyor.

Ancak teknolojinin bürolara girmesiyle beraber çalışma saatlerim arttı. Bununla kalmayıp tatillerimizde, boş vakitlerimizde iş düşünür olduk. Hem de cep telefonlarımızla, tabletlerimizle, bilgisayarlarımızla hiç olmadık saatlerde bile çalışır vaziyete geldik. Teknolojinin ofislere girmesiyle birlikte boşanmaların ve fastfood tütekenlerin oranı arttı. Bu oranlar; fastfood tüketen çalışanların sayısı % 20 , eşlerinden boşananların sayısı da %2 artmış vaziyettedir.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*