GÜDÜ NEDİR? ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

 

Güdü, daha çok psikoloji bilimine girmektedir. Peki güdü nedir? Çeşitleri nelerdir?  Güdü kelimesinin manası, organizmanın istekli veyahut isteksiz davranış biçimleri sergilemesine yol açan ikazcılardır.

GÜDÜ NEDİR?

Söz ettiğimiz güdü kelimesi çoğunlukla, gereksinim manası ifade eder ve organizmanın gereksinimleri emeliyle kullanılır. Bu kelime ile eş mana taşıyan bir diğer sözcük ise dürtüdür. Dürtü, organizmanın ne açamla ve ne şekilde hareket edeceğini sağlayan bir yapıdır. İçeriden ve dışarıdan olmak üzere organizmaya ikazcılar erişir. Bu ikazcılar nedeni ile organizma harekete başlar ve davranış biçimi gerçekleşir. Bunun neticeninde oluşan davranışa ise motivasyon demekteyiz. Motive edilen davranışlar organizma üzerinden yerine getirilmezse, bu davranış organizmada gerginliğe kapı aralar. Güdülerin, iki türü bulunmaktadır; fizyolojik güdü ve sosyal güdü…

 •    Fizyolojik Güdüler

Bu tür güdüler; cinsellik, annelik duygusu, zarar veren maddeleri çeşitli şekillerde dışarıya atma, açlık, susuzluk, sıcaktan ve soğuktan kaçınma gibi güdüleri oluştururlar. Bu ihtiyaçların uygulanması için, güdüler organizmaya baskıda bulunur ve bu gereksinimler hasebiyle organizma davranışta bulunur.

Bu tarzdaki güdüler yaşayarak, deneyerek öğrenilmez. Fizyolojik güdüler insan erkek çocuğunun doğduğu andan itibaren var olur. Bir takım güdüler fizyolojik bir nedene dayanır. Bu tür güdülere en iyi verebileceğimiz örnek, açlık ve susuzluk şeklindeki güdülerdir. Bu şekildeki güdüler hayvanlarda ve insanlarda çok değişik oluşur. Hayvanlarda fizyolojik güdülerin oluşumunda baş gösteren hormonlar çok daha fazla iken, insanlarda aksine çok daha azdır. Kısaca özetleyecek olursak; organizma, sahip olduğu bütün kabiliyetleri kullanmak ister.

•    Sosyal Güdüler

Bu tarzdaki güdüler, sonradan öğrenilme güdülerdir. Bu güdülerin daha çok toplum ile ilgisi vardır. Muvaffakiyet, güven, saygı görme gibi güdüler şahsi tarzda ve toplumsal tarzda güdülerdir. Bu şekilde olan güdüler, sonradan öğrenildiği için toplumdan topluma geçişlerde çok farklılık gösterebilir. Sonradan öğrenilen bu tarz güdülerin çok büyük oranı sosyal güdülerdir. Tabii bunlara güvenerek sonradan öğrenilmeyen sosyal gereksinimler de vardır. Bu tür gereksinimlere örnek olarak, başkalarıyla beraber olma isteğini gösterebiliriz. Kimi sonradan öğrendiğimiz sosyal gereksinimler her insanda iştirak edebiliyor. Bu gereksinimlere ise örnek olarak, toplu bir şekilde hayata güdüsünü gösterebiliriz.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*